Ama artık bu saatten sonra ülkemizin güzide muhafazakarları bol bol sakallı ablalar görücekler caddelerde. Artık bir kız ile bir erkeğin 'sokakta hayat var' misali sulu sulu öpüşmelerine laf söylemeyi bırakacaklar ve iki erkeğin, belki İstklal Caddesi'nde, sevişircesine öpüşmelerini seyredecekler ve ağız dolusu eleştirecekler.
"Kürtler artık meclise girdi, yakında Kürdistan da kurulur, öylece bakar seyrederiz" deyince "Yahu onlar zaten meclistelerdi. Bağımsız bağımsız giriyorlardı, sesiniz çıkmıyordu, şimdi ne oldu?" diye soranlara "Şimdi acayip güzel bir PR oldu!" diyorum."Reklamlarını o kadar güzel yaptılar ki artık onlarla başa çıkamazsınız."
Evet, 'Ortamlarda Sırrı'ya verdim deyip geçersin' muhabbetini 'ülkenin solu artık HDP'ye' çevirebilen günümüz Marketing'cileri ve PR'cıları sadece ülkemizi değil, Dünya'yı da etkileyebildiler. Bunlara ister PR'cı diyelim, ister Sosyal Medyacılar, ister Toplum Mühendisler'i; hepsi aynı kapıdan çıkıp aynı kapıya doğru giden topluluklar.
İspanyol ev arkadaşımın HDP hakkında paylaştığı bir haberi okumuştum. Haber İspanya'nın büyük gazetelerinden birindeydi. Başlık şöyleydi: "Türk Podemos'u Kazandı!"
"Hayır o iş öyle değil!" diyemedim. Yunan solu ile İspanyol Podemos'u ile Kürt/Türk HDP'sinin aynı şeyler olmadığını söyleyemedim. Açıkçası konuşamadım, susmak zorunda kaldım. Çünkü medyanın bu PR'cıları ile başa çıkılmazdı, bunu biliyordum. Altında ezilmektense kendimi kurtarmayı yeğledim, konunun üstünü örttüm, kafir oldum.
Aynı şeyler şu günlerde homoseksüellik üzerinden yürütülüyor. Yüzyıllar, hatta binyıllar boyunca homoseksüellik vardı bu gezegende. Nasıl ki insanlar aslında hepsi birer bilge kadınlar olan cadıları yaktılar, öldürdüler; aynı şey gayler/lezbiyenler topluluklarına da yapıldı. Hepsi aşağılandı, hor görüldü, kendilerini gizlemek zorunda kaldılar, yakıldılar, öldürüldüler.
Uzun uğraşlar ve lobi faaliyetleri ile 'normal' göründüklerini diğer insanlara kanıtlamaya çalıştılar. Yıllar geçti, kimi ülkelerde evlenebildiler, kimi ülkelerde evlenemediler ama başka ülkelerde evlendikleri takdirde kendi ülkelerinde evli sayılabildiler.
Nasıl ki Marijuana/weed konusu gündemi bol bol işgal ettiyse eşcinsellik konusu da öyle tuttu ve konuşuldu.
Ama bence en büyük PR'larını ABD'de evliliklerinin legal hale getirilmesiyle yaptılar. Dedim ya PR'cılar ve Toplum Mühendisleri ile başa çıkılmaz diye, artık ne denilse boş ve beyhude olacaktır.
Yine de birileri çıkıp 'Hayır! Kral çıplak!" diyecek.
Ben Osho'nun bu çıplaklığı gösteren insanlardan biri olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlarıma da Osho'yu bu konuda örnek gösterirken 'Aklınıza en özgür düşünceli ve cinsel ilişki konusunda kendini en aşmış birini getirin.' diyorum. 'İşte o düşündüğünüz kişi Osho'nun yanında çok efendi ve muhafazakar kalacaktır!'
Osho seks konusundaki fikirleri -elbette sadece seks hakkında konuşmuyor bu adam- asıl insanlığın ihtiyacı olan fikirler. Bu adama ister veli bir zat deyin, ister çağın büyük düşünürü deyin, fikirleri en azından dinlenilmeye değer şeyler.
Osho eşcinselliği asla kötülemez, her insanoğlunun yaşadığı bir faz olarak görür ve aşılması gereken bir seviye olduğunu söyler. Eşcinsellik günah değildir, ayıp bir şey değildir, eşcinselseniz eğer 'so what?' der. Konuşulacak daha mühim hadiseler olduğunu belirtir.
İşte Osho'dan bir kaç fikir eşcinsellik hakkında. Deha detaylı araştırma yapmak isteyenler Google'a başvurabilir. Osho'nun hemen hemen bütün kitapları internet aleminde ücretsiz mevcuttur.
Yılların Osho okuyucusu ve meditasyoncusu olarak söylemem gereken bir kaç şey var bu arada: Osho'nun kendisi kitap yazmamıştır, konuşmalarının transkript edilmesiyle oluşturulmuştur. Kitaplarının bir kısmı kendisi yaşarken piyasaya sürülmüştür, bir kısmı da vefatından sonra basılmıştır. Halihazırda bulunan bir çok ses kaydı da vardır ama kim bilir ne zaman kitap haline getirilir, bilinmez.
İkincisi: Osho'nun kitaplarındaki her şey diyalogtur. Yani Osho çıkıp monolog bir şekilde, konferans verir gibi konuşma yapmamıştır. Osho bir master olduğu için öğrencileri ona soru sormuştur, o da cevap vermiştir. Dolayısıyla kitaplarındaki her şey soru-cevaptır. Bu yüzden bazen konuşmaları paradoksal gözükür. (Hayat aslında paradoksaldır ya neyse) Kimi zaman, mesela, İsa peygamberi eleştirirken kimi zaman da onun aydınlamış bir insan olduğunu söyler. Bunun başlıca sebebi muhattabı olan kişinin sorusuyla alakalıdır. Eğer soran kişi çok koyu bir Hristiyansa onun zihnini kırmak için, alışkanlıklarını ve önyargılarını yok etmek için o adama o tür bir cevap verir. Diğerine de başka türlü cevap verir. Çünkü aslında önemli olan cevap değildir, soru soranın kendisidir.
Haliyle Osho'nun sözlerini okurken genel anlamda okumak yararlı olabilir. Fakat dikkat etmek gerekir ki o cevaplar bizlere değil o an o soruyu soran kişiye yönelik verilmiş cevaplardır. Ama bizler de istifade edebiliriz elbette, neden olmasın?
The first thing, the questioner has not signed his question. That shows that he is also feeling guilty about it. He does not want his name to be known. In not signing the question, he has already condemned homosexuality.
I am not against anything, but I am for many things. Let me repeat: I am not against anything, but I am for many things. I am not against the mud, but I am for the lotus. Sex has to be transformed. If it is not transformed, you remain at the lowest rung of your being. So the first thing to be understood: I talk about sex so that you can understand it and transcend it.
Homosexuality is even lower than heterosexuality. Nothing wrong in it - you still have a lower rung in your ladder. That has to be transcended. So the first thing, sex has to be transcended. The second thing to be remembered: homosexuality is a lower rung.
Every child is born autosexual, every child is masturbatory. That's a stage; the child has to go beyond it. Every child likes to play with his genital organs. And it is pleasurable, nothing wrong in it, but it is childish. It is the first learning of sex rehearsal, a getting ready, preparation. But if you are thirty-five, forty, sixty, and still masturbatory, then something is wrong.
When I say something is wrong, I only mean you have not been able to grow; your mental age has remained retarded.
After the masturbatory period I call "autosexual," the child becomes homosexual. Near the age of ten, the child becomes homosexual. He becomes more interested in bodies similar to the body he has. This is natural growth. First he is interested in his own body; then he becomes interested in others' bodies which are like his - a boy is interested in boys, a girl is interested in girls. That's a natural stage. But the boy is going away from himself, moving his sexual energy, his libido, to other boys. And this seems natural because other boys look more similar to him than do other girls. But he has taken a step; he has become homosexual. Good, nothing wrong in it, but at the age of sixty if you are still homosexual, then you are retarded - you are "boyish." That's why homosexuals retain the boyish attitude and they look "gay." They look more happy than the heterosexual, that's certain. Even in their faces they retain the boyishness. It is very difficult to hide your homosexuality; your face, your eyes, everything shows it. You remain boyish. It is good to pass through it, but it is bad to cling to it.
Then comes the third stage, heterosexual. A boy becomes interested in a girl, a girl becomes interested in a boy. That is the highest stage as far as sex goes, but that too up to a point. If you are still interested in sex after the age of forty-two, something is missing.
Then you have not lived it rightly; otherwise by the time you become forty-two.... At the age of fourteen, you become really sexual, ready to give birth to a child, to become a mother or a father. It takes fourteen years to prepare you. After another fourteen years, by the age of twenty-eight, you are at the peak of your sexuality-. After another fourteen years, at the age of forty-two, you are moving back. The circle is complete. Jung has said, "After the age of forty, whosoever comes to me has a religious problem." If after the age of forty-two you are still sexually puzzled and in a problem, something in your life has missed.
After another fourteen years, by the age of fifty-six, one is simply freed of sex. Another fourteen years, from fifty-six, to seventy, again the next childhood. Before death you have to reach to the same point as when you were born. The circle is complete: a child.
That's what Jesus means when he says, "Unless you become like children, you will not enter into my kingdom of God."
This is the seventy-year cycle, more or less. It will differ if you live eighty years or a hundred years; then you can divide.
I am not against anything, but I will not help you to cling to any place. Go on, go on, never cling to any place. I am not condemning anything. Use that opportunity, but go on.
Homosexuality is a retarded state, but in the West it is becoming more and more prevalent. There are reasons. I would like to tell you a few.
Animals, in their wild state, are never homosexual; but in zoos they turn. In their wild states animals are never homosexual, but in zoos, where they are not free and don't have enough space and are crowded too much, they become homosexual. The world is getting too crowded; it is becoming more like a zoo. All natural growths are disappearing and people are becoming too tense. That is one of the causes of homosexuality growing.
The second thing. In the West sex is thought to be more like fun than a commitment. One wants to have casual affairs. To get involved with a woman is to get into troubled waters.
To get involved with a woman means a great involvement children, family, job, house, car, and a thousand and one things. Once the woman enters in, the whole world enters in.
The Western mind is becoming more and more afraid of getting involved; people would like to remain uninvolved. It is easier to be uninvolved in a homosexual relationship than in a heterosexual relationship. No children, and immediately the commitment becomes almost none.
The third reason. Women are becoming lesbians in the West because of the lib movement, the idea that man has oppressed women up to now. And man has oppressed; it has been one of the greatest slaveries ever. No other class has been oppressed as much as women. Now the revolt, the reaction. There are organizations of Western women which promote lesbianism, homosexuality - get out of all relationships with men. Forget loving the enemy. Man is the enemy; get out of all relationships with men. It is better to love a woman; a woman loves a woman.
Women are getting more and more aggressive. Man is getting more and more afraid of getting into relationship.
These situations are creating homosexuality, but it is a perversion. If you are in it, I don't condemn you. I simply say get deeper into your feelings, meditate more, and by and by you will see that your homosexuality is turning into heterosexuality. If you are masturbatory, I would like you to become homosexuals; that is better. If you are homosexuals, I would like you to become heterosexuals; that is better. rf you are already heterosexual, I would like you to become celibates; that is better. But go on.
I don't condemn anything.
The questioner says, "... homosexuality did and does exist in the world." Right.
Tuberculosis also did exist and exists, cancer also, but that is no reason for it. A really better world will become more and more heterosexual.Why? Because men and women, or yin and yang, when they meet, the circle becomes complete, as negative electricity and positive electricity meet and the circle becomes complete.When a man meets man, it is negative electricity meeting negative, or positive electricity meeting positive. It will not create the inner energy circle. It will leave you incomplete. It will never be fulfilling. It can be convenient, mind. It can be convenient, but it can never be fulfilling, and fulfillment is the goal, not convenience.
Remember that if inside you are going to become asexual one day, the brahmacharya has to arise, the purest celibacy has to arise; then it is better to move on the natural way. It is my understanding that it is simpler for a heterosexual to go beyond sex than for a homosexual. Because one rung is missing, it will take more effort for a homosexual, and unnecessary effort.
But still I am not against anything. If you feel good, you have to decide it. I don't call it a sin, and I am not saying that if you are homosexuals you are going to be thrown into hell.
All nonsense. If you are homosexual you will miss something, the feeling when yin meets yang, the feeling where negative meets positive, night meets day. You will miss something. Not that you will be thrown in hell, but you will miss something of heaven in your life.
But still you have to decide. I am not giving you a commandment.
In fact the religious commandments have created the situation in which homosexuality was born for the first time. This you will be surprised to know, that religions are the cause of homosexuality in the world, because they insisted that men monks should live in one monastery, women nuns should live in another monastery, and they should not meet.
Haydi, Osho'dan bu kadar olsun. İsterseniz devamını getirebilirsiniz.Buddhists, Jains, Christians, all forced thousands of men into one herd and thousands of women into another herd, and broke all the bridges between the two. They were the first breeding grounds of homosexuality. They have created the situation because love is such a deep desire that if you don't allow the natural outlet it becomes perverted. It finds ways and means somehow to express itself.
Bir diğer bahsetmek istediğim homoseksüellik hakkında yazılmış bir bilimsel araştırma kitabı: Anne ve Babalar İçin Homoseksüelliği Önleme Rehberi. Kendisi de bir psikolog olan Dr. Joseph Nicolosi tarafından yazılmıştır. Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Hani hepimiz artık modern insanız ya, bu çağda artık gaylere karşı olmak neymiş falan, buyrun adam yazmış, anti-tezleriniz varsa dinlemeye talibim.
Kitap elbette bütün eşcinsellere yönelik yazılmamış. Kendisine terapiye gelen eşcinsellerin ortak sorunlarını toplayıp bunu kitap haline getirmiş. Mesela en önemli sorunlardan biri, erkekler için, ailede baba veya baba figürü eksikliği. Örneğin bir diğeri de çocuğun büyürken akranları ile olan sorunları. Bunlar çocukta ergenlikten sonra cinsel değişimine sebep olmuş/olurmuş. Bu kitaptaki çoğu sorunun kendi gay arkadaşlarımda da olduğunu gördüm. Bizzat ben de şahidim yani bu durumlara.
Tabii ki yazar kitabın bir yerlerinde mealen diyor ki bunlar sadece bazı insanların geçmişinde olan psikolojik sorunlarının cinsel gelişimine etkilerini anlatan yazılar. Bunları yok sayamayız, ciddi sorunlardır. Ama elbette ki yetişkin insanın kiminle cinsel ilişkiye girdiği bizi ilgilendirmez, o artık yetişkindir kendi kararlarını kendisi verir.
Bu olayı ben şöyle yorumluyorum: Mesela hemen hemen her insan karşı cins ile ilgilenirken eğer erkekse o karşıdaki kişide annesinin özelliklerini, eğer kadınsa karşıdaki kişide babasının özelliklerini arar. Psikanaliz'de konuşulan konulardan biridir bu. Hatta Osho'da insanların bu durumunu eleştirir. Çoğu insanın geçmişine takıldığını söyler ve o 'hayatınızın aşkı' aslında gerçekten sizin istediğiniz değil anne-babanızın tezahürüdür, der. Yani diyor ki sizin aslında aradığınız ve bulduğunuza kendinizi inandırdığınız 'The One' kişisi geçmişinizin sizinle oynadığı bir oyun.
Kendimde de bunu gözlemliyorum. Karşı cinste birini ararken hep bir şeylere takıntılı olarak etrafa bakıyorum. Farkındalık derken anlatmak istedikleri sanırım bu. İstekler, halihazırda olduğumuz kişiler hem biziz ama aslında biz değiliz. Kendimizi bilmemiz ve incelememiz lazım.
Buradan hareketle benim esmer kızlardan hoşlanmam bir hastalık olarak görülemez. Bu yüzden devlet benim esmer kızlarla evlenmemi yasaklayamaz. Ama benim bu esmer kız takıntım geçmişimda olan bir sorunum, belki annemin tezahürü, incelenmesi gereken vakıa. Aynı şekilde eşcinsellerin de belli başlı geçmişinde yaşadığı sorunlar var. Ama bunlar engellenmesi gereken, evliliklerin yasaklanması gereken sorunlar değil. Yani hukuksal anlamda bir sorun değil. Ama ciddiyetle incelenmesi gereken sorunlar olabilir ve bu incelemeleri her insanın kendisinin yapası gerekebilir.
Zaten benim eleştirdiğim husus da bu, eşcinsel evlilik falan değil. Eşcinsel insanlar kendilerini normalleştirmeye çalıştıkça bir çok insanın da hakkında girecekler. Tamam belki kendilerini iyice incelediler ve bir sorunlarının olmadığını gördüler ama henüz ergenliğe bu sorunlar yüzünden problemli başlayan bir çocuğa da 'Sen normalsin' derlerse o zaman belki gelecekte çocuğun tekamülünde bir soruna sebep olabilirler.
PR'ı bu yüzden çok tehlikeli buluyorum.
Üçüncü olarak sizlere Alev Alatlı'nın bir yazısını önerebilirim. Yazı Bilgi Üniversitesi'nde LGBTİ topluluğunun açılmasından bir kaç gün sonra yazılmış. Dileyen buyursun buradan okusun.
Hani derler ya erkeklik öyle doğulan bir şey değil olunan bir şeydir, diye. Meselenin özü bu. Dede Korkut hikayelerinde insana sonradan ad/at verilmesi gibi. Konuyu daha da açmak isterdim ama yoruldum artık, akşama dışarı çıkmadan zaman geçirmek için yazdığım bir yazıydı bu, çok uzadı. Ben sıkıldım, siz de sıkıldınız büyük ihtimalle.
Bu konuda kendi görüşümün özeti şu: Evliliğin ABD'de yasallaşması güzel PR oldu. Aslında hem güzel hem de tehlikeli. Güzel çünkü eşcinsellik büyük bir sorun değil, bırakınız evlensinler, yasa önünde eşit olsunlar. Tehlikeli çünkü bir çok insan yukarıda saydığım konuyu bilmeden Facebook profillerini çoktan gökkuşağı renklerine büründürdüler. Dikkatinizi çekerim ki psikolojik anlamda eşcinsellik hala üzerinde incelenmesi gereken bir vakıa.
Tabii şunu da unutmayalım: Hepimiz birer psikolojik vakıayız. İncelenmemiz gerekir. Hangimiz normaliz ki?
Ülkemizin son ozanlarından Sezen Aksu'nun dediği gibi: Masum değiliz hiç birimiz!
Modernizm'in getirileri insan hakları bakımından çok önemli. Ama moderniteye dikkat! Birileri bizlerle oyun oynuyor. Moderniz de o kadar da aptal olmadık diyebilmeliyiz. Kral hala çıplak!
Sosyal medya'da Amerikalı bir arkadaşımın paylaştığı şeyle bitireyim yazımı: "Now legalize being Black in America!" Öyle böyle değil, bir başka ciddi konu da bu zenciler. Mesela son altı günde beş adet siyahilerin kilisesi yakıldı ABD'de.
Son olarak Instagram hesabıma da koyduğum Osho yazısını buraya koyayım. Vallahi son bu:
P.S. Benim de gay arkadaşlarım var!SO HOMOSEXUALITY IS NOT A PROBLEM. We should start looking at real problems, and should not be concerned about unreal problems. There are real problems to be solved. And this is a trick of human mind: to create unreal problems so that you become occupied with them while real problems go on growing. And this is an old strategy: politicians, priests, so-called religious leaders go on giving you pseudo-problems to solve, so that you become occupied with the pseudo.
Placebo - Every You Every Me
Placebo - Too Many Friends