- Aradan uzun yıllar geçti, bir sefer gündelik ziyaret dışında doğduğum şehre, Giresun'a, gitmemiştim. Pek mühim bir sebebi yok, zaman olmadı diyeyim. Ama bir kaç hafta önce çocukluk arkadaşlarımın nişanları muhabbetine bu küçücük şehre gittim. Özlemişim elbette, insan doğduğu ve büyüdüğü şehri unutur mu? Şehir yıllar geçtikçe bir acayip değişmiş, modernleşmiş, trafikleşmiş, yeri gelmiş iğrençleşmiş, o şirin estetik yapısı bozulmuş. Dolayısıyla o eski Giresun'u bulamadım. Peki neyi özlemişim, neyi sevmişim? Rahatlığı! Oradayken farkına vardım ki Giresun kurtarılmış bir bölge. Mesela bir hafta televizyon izleme, ülkede ne olmuş ne bitmiş hiçbirinden haberin olmaz. Atom bombası atsalar ülkeye Giresun'daki insanlar denize girmeye, pide yemeğe, fındık ekmeye devam eder. Peki, abartı oldu, kabul ediyorum ama çıkarttınız siz manayı. Bravo size!
- Bu ayki tatilden sonra İstanbul'a eve geldim. Salona girdim, bir baktım yerlerde kuş boku! Kuş boku lan! Kendi kendime hayaller kuruyorum, eve kuş mu girdi, ben yokken kanarya falan mı aldılar diye. Alışkınım ev arkadaşlarımın evde rahat takılmasına, eve ayakkabı ile girmesine. Ben de öyle takılıyorum artık, uyum sağladım. Neyse ki dün J. sağ olsun evi temizledi de kurtulduk şu kuş bokundan.
- Bok deyince Kurbağalıdere canlanmış diyorlar. Kokusu artık bütün Kadıköy'de. 1994'te de kokuyormuş, 2015'te de kokuyor. İnşallah hastalık falan çıkmaz.
- Geçenlerde duydum. Arkadaşım İ. üniversite zamanlarında yurtta kalırken psikolojik tedavi için biraz etkisi güçlü olan ilaçlar alıyormuş. O gün ilacı almış, odasına doğru yürümeye başlamış. Ama ilaç kafayı nasıl etkilediyse bambaşka bir odaya dalmış. İçeri girmiş, odadaki televizyonun karşısına çömelmiş oturmuş. Odadaki elemanlar ilk başta bir anlam verememişler olan bitene. Neyse ki iyi insanlara denk gelmiş de hiçbiri dokunmamış bizimkine. Bir müddet kalıp tv izledikten sonra çıkmış gitmiş arkadaşım.
- Geçenlerde duydum. İstanbul'da özel bir üniversiteye başlayan arkadaşım A. orada yeni tanıştığı tiki tiplerle konuşuyormuş. Bir kız 'nerelisin' diye sorunca A. 'Giresunluyum' demiş. Tiki kız da 'Yaa karşı tarafta değil mi orası, bir kere gitmiştim' diye patlatmış cevabı, ya da patlatmış bizimkisini.
- Son zamanlarda hoşuma giden bir söz: Kişisel gelişmeyin, ayıptır!
- Geçenlerde dükkanda kardeşimle beklerken içeriye yaşlı bir adam girdi. Kulağı duymadığı için bağıra bağıra "Buranın adamı nerde?" dedi. "Biziz amca, buyur gel!" deyince "Yok, buranın adamı başka, siz değilsiniz" dedi ve döndü gitti.
- Bu sene Öss'ye girip Sanat Tarihi bölümünü kazanmam sonucu aynı bölümde okuyan arkadaşımdan gelen mesaj: "Zara'da fularlar yüzde elli indirime girmiş, kaçırmadan alalım!" Kemik gözlük, puro ve Bomonti marka bira da aldık mı tamamdır.
- Blogu aksatmayayım diye can sıkıntısından yazılmış bir yazıdır bu. Zaman bulayım hele neler anlatıcam neler!
Yolda giderken bizi gaza getiren Mercan Dede parçası Yedi Uyuyanlar'dan Mernuş!
Mihai Toma - Flutaka ise bu aralar bayıldığım Buddha Bar şarkıları arasındadır.