23 Haziran 2015 Salı

Beyin Yıkayıcısı

"Artık bir işte çalışmaya hazırım, hem kafa hem de enerji olarak" diyordum arkadaşlarıma. "Eski işimden kafam karışık olduğu için istifa etmiştim, bazı şeyleri düşünmem gerekiyordu, bazı taşların yerine oturması gerekiyordu, bazı insanları derinlemesine incelemem gerekiyordu. Yaşamam gereken hayatın kokusu beni kendine kendine çekiyordu, çok lezzetliydi, hala da öyle, çarpıcı, neden sonra bu tılsımlı koku beni bayılttı, darmaduman etti, herc ü merc içinde kaldım."

Dedim ya, kafamı toparlamam lazımdı, bir şeyleri incelemem lazımdı. Artık hazırdım!

Hemen karşımda oturan ve bir kaç gün önce Osho'nun "The Book of The Man" kitabını bitirdiğini coşkuyla belirten sevgili arkadaşım Y. benim de söylediğim ve hissettiğim bir şeyi söyledi: "Osho'yu okuduktan sonra bende bir boşvermişlik oluştu, neye inandıysam yıkıldı, hem kendime güvenim geldi hem de korktum."

Her Osho okuyanın başına gelen bir şey. Osho'yu bilen tanıdıklarıma bakıyordum da hepsi yıkılmış. Yıkılmak, evet, ama ihtişamlı bir yıkılmak!

Böyle bir yıkılmak görülmemiştir.

Ya da yıkanmak mı deseydim? Çünkü Osho böyle diyor: "I am a brainwasher!"

Soruyu ve cevabı okumak isterseniz buraya tıklayın

Daha çok şey yazacaktım ama konu bölünsün istemedim, böyle güzel gözüktü gözüme, fazlalığa gerek yok. Neyse ben susayım Mercan Dede konuşsun: Nar-ı Cem. Geçen gün Yoga yaparken Mercan Dede'nin Nar albümü çaldı, uzun zamandır dinlememiştim, tekrar bağımlılık yaptı. Size de yapsın diye paylaşıyorum.