Parmaklarımın titrek boğumlarına bakakalmıştım,
Parmaklarıma değil işaret ettiğime bakın diyenlere inat,
Ellerinden zemzemleri fışkırtanların yanındaydım!
Yüzüm buz tutmuştu,
Buzdağlarının görünmeyen yüzü kadar
Benim görünen nefretlerim vardı,
Öfkenizi içinize atmayın diyenlere inat,
Aslanın ateşinden son anda kurtulmuşum ben, berbat!
Sen, saçlarının bir kısmını salmış,
Bir kısmını toplamış beyaz gece!
Muntazam dağınıklığından kime ne?
Lütfen bana en sevdiğin rengi söyle!
Yıldızların yok olduğu günden üç sene önce
Tılsımlı bir şiir yazılmıştı geceye
Varsın komşular rüyalarını hayra yorsun
Her şerde bir hayır vardır diyenlere inat
Tam üç kere
Hayır, hayır, hayır,
Haykırmaları
Güneşin battığı yerden Poyraz Rüzgarı'na
Kesik kesik selamlarını çaktı
Tanrı bile bu kadarını yapamazdı.
Yıldızların yok olduğu gün de böyle olmuştu,
Bakıp bakıp pörsümüş resimlere
Sen hangisisin diyenlere inat,
Bu dava benim demiştim,
Yine de seni beklemiştim
Çoğunlukla "Estatic Fear - Chapter IV" eşlik eder zaten...