28 Şubat 2015 Cumartesi

The One

Şu gezegendeki hayatımız hep 'The One' olanları bulmakla geçmiyor mu?

'The One' olan yani 'o' olanı bulmak.

Arayıp arayıp  duruyorum ben, henüz bulamadım. Siz bulduysanız eğer çirkin şansı olmalı sizde.

Ya ya ay ay evet, yine mi güzeliz biz!

Karşı cinsle olan münasebetlerdeki 'The One': Bazıları "Bende öyle şeyler olmaz, kısmettir bu." gibi cümleler sarf etseler de bence herkesin bir listesi var. Çıkacağım kişi şöyle olmalı, evleneceğim kişi böyle olmalı gibi. OSHO'ya göre eğer bir kişi size 'The One' gibi geliyorsa - yani çekici geliyorsa - ya geçmişinizde takıntılı olduğunuz birine benziyordur huyu suyu veyahut ebeveynlerinizden birini andırıyordur-muş. Freud'un açıklamalarını doğru kabul ediyor, bir nebze. "Haliyle" diyor "The One kişisi sizin geçmişten gelen siktiriboktan düşünceleriniz yüzünden vardır." Aslında öyle şeyler yokmuş; takıntılı olmayın, adam gibi gidin sevin diyor.

Daha ne desin?

'Seviyorsan git konuş bence' mi desin?

Ben mi? Benim uppuzuuuun bir listem var. O yüzden eğer kumral veya sarışınsanız, boyunuz ufaksa, siyaseti seviyorsanız, Egeli veya Doğu Karadenizli değilseniz, gülümseyemiyorsanız, meditasyon yapmıyorsanız, pembe sıçmıyorsanız lütfen ikileyiniz. Gerçi sırada pek insan yok, bekleseniz de olur, iki muhabbet ederiz. Çay?

P.S. Nefret suçu işlemiyorum.

Siyasetteki 'The One': Siyasetteki 'The One' nını bulamayan kişi "Oy verecek başka parti yok o yüzden kötünün iyisine oy verdim" diyen insandır. Dededen partili olanlar ise bu konuda şanslı olanlardır.

Ben mi? Siyasetin yalancıların ve pragmatist olanların işi olduğuna inananlardanım. Dolayısıyla siyasetteki 'The One' adamım en yalancı kişidir. Her zaman en yalancı, en pis, en haysiyetsiz olana oy vermişimdir. Saçmalamayın, düzgün adamı siyasette yerler yer!

Siyaset dünyası toz pembe değildir.

Anma Arkadaş 'The One' kişisi: Sanırım bu kişi dost dediğimiz ay parçası oluyor. Ben bu konuda şanslı olanlardanım.

Fakat,

"Bir dost bulamadım, gün akşam oldu" diyen Himmet dedelerimiz yok mu?
"Bir gün geri gelecek, senden af dileyecek, sanma arkadaş." diyen Erkinlerimiz yok mu?
"Terkedecekler nasıl olsa biliyorsun değil mi sen de" diyen  Tanjularımız yok mu?

Olma mı? Var elbette, sürüsüne bereket...

Onların arkadaş 'The One'ları ise içki, sigara, koko, mantar falan oluyor herhalde. "Benim en iyi dostum içkim sigaram" misali.

Ülkelerdeki 'The One':  Doğup büyüdüğü toprakları inkar edip 'Şu ülkeye gidip yaşasam huzurlu ölürüm' diyenler kendi 'The One' ülkesini bulan kişilerdir.

Ben mi? Nereye gidersem gideyim "Bir başkadır benim memleketim" türküleri söyleyen biriyim. Ha, bi ara İspanya'ya takmıştım ama daha sonra İspanyol kızları bana çekici gelmemeye başladı.

Meğersem kültüre göre değil de sikime göre ülke seçiyormuşum.

Şimdi farkına vardım.

Lo siento, chicas!

Biralardaki 'The One': Buralardaki değil biralardaki! Son zamanlarda Blue Moon birasına taktım epeyce. Sanırım 'The One' olan aşkımı buldum. Uğrarsanız bi ara size de ısmarlarım.

İlahi Aşk'taki 'The One': Yine yaptın yapacağını konuyu mistik muhabbetlere getirdin diyenleriniz var, biliyorum. Yok lan, mistiğiz ya, hissediyorum demek daha doğru!

Aslında bu yazıyı yazmak bugün sevgili L. ile buluştuktan sonra aklıma gelmişti. Konusu da, aslında, ilahi aşk 'The One' ı  yani mürşid sevgisiydi. Ama konu kızlar, bira, sik falan oldu, hangi ara, anlamadım.

Biliçaltımda neler saklıymış!

Bu sabah L. ile Moda'da epeyce konuştuk.

Söz döndü dolaştı, oradan oraya atladı, sonunda şuna geldi:

En son çare olarak başvuracağın mürşidin, kalbini ilk fetheden mürşidin olmalı!

Hatta olmalı değil, oluyor.

Haliyle ilahi aşkın 'The One'ı her ne kadar hedefte Allah olsa da yaşayan Kur'an olarak o ilk sevgili mürşidin oluyor.

Herkesin bir tane olması dileğiyle...

Bu yazıyı yazarken Jülide Özçelik'ten 'Mecnunum Leylamı Gördüm' parçasını ve Gipsy Kings'ten Trista Pena'yı dinledim. Mesela bu şarkılar benim 'The One' larımdandır.